İş Hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İş Hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2014 Salı

Pinti Kral Sezon Sonu - "Mobbing"

"İşyerinde psikolojik taciz süreci içinde en büyük zararı gören mağdur bireydir. Kasıtlı ve sistemli olarak tekrarlanan psikolojik baskıların etkileri, birey üzerinde yavaş yavaş oluşan birikimli zararlar şeklinde ortaya çıkar. Mobbing sürecinin birey üzerinde ekonomik ve sosyal yönden önemli zararları vardır. Bozulan ruhsal ve fiziksel sağlığın tedavisi için yapılan harcamalar ve bireyin işten ayrılması sonucunda düzenli bir kazancın yok olması, uğranılan zararların ekonomik boyutudur. 


Bireyin uğradığı sosyal zararlara bakıldığında ise, öncelikle sosyal imajının zedelendiği gözlenir. İşyerinde dışlanmış ve mesleki kimliğini yitirmiş birey, zamanla sosyal çevre ve aile çevresindeki yerini de yitirmektedir. İşyerinde yaşadığı dışlanma sonrasında sosyal çevresinde de benzer davranışlara maruz kalması sonucunda, olan bitenlerle ilgili kendi kendine bir açıklama getiremez ve her şeyin suçunu kendinde arar. Daha sonra kendini tam bir yalnızlık içinde bulur. İşte bu dönemde, sağlığıyla ilgili olumsuzlukları da hissetmeye başlar.

Bireyin ruhsal ve fiziksel sağlığı üzerinde oluşan zararlar, ekonomik ve sosyal sonuçların oluşturduğu tablodan çok daha vahimdir. Sistemli uygulanan psikolojik terörün, kurbanın sağlığı üzerinde yapmış olduğu etkilerin acımasız sonuçları, zamanla kendini gösterir: Depresyon, panik atak krizleri şeklinde ortaya çıkan anlamsız korkular ve heyecanlar, yüksek tansiyon, taşikardi, dikkati toplayamama, ellerin terlemesi ve titremesi, yersiz sıcak basma veya üşüme duygusu, titreme, boğazda düğüm veya hava açlığı hissetme, baş ağrıları, başta ağırlık hissetme, sırt ağrıları, bağışıklık sisteminde düşüş, mide-bağırsak rahatsızlıkları, terkedilmişlik duygusu, iştahsızlık, zayıflama, deri üzerinde döküntüler ve kaşıntılar, vb.
Daha az sıklıkta rastlanan ve daha ağır olgularda ise, mağdur bireylerde bir çeşit “travma sonrası stres bozukluğu” ortaya çıkabilir. Stres yapıcı olgunun ortadan kalkmasına rağmen, bireyin duygusal dünyasında, özel yaşamında hissedilen bozuklukla birlikte, bireyde izlenen rahatsızlıkların kronikleştiği görülür."

Doç. Dr. Pınar Tınaz - "Mobbing İş Yerinde Psikolojik Taciz" isimli makaleden alıntıdır. Makalenin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

O kadar güzel bir tanımlama yapılmış ki, nasıl özetlesem bilemedim, bu nedenle büyük bir alıntı yaptım makaleden. 


Pinti Kralımın yüzüne tükürmeden işten ayrıldığım için kendimi tebrik ediyorum :) Çalıştığım dönem içerisinde mesleki anlamda pek çok şey öğrenmenin yanı sıra, insanlar hakkında genel kanı ve düşüncelerimin negatife dönüşmesine neden olan diyaloglar yüzünden, keşke ilk gün kaçsaymışım diyorum. Ama ne yazık ki, ay sonunda ödenecek faturalar ve işsiz üniversite ordusunun akın akın çoğalması gözümü korkuttuğu için yapamadım.

Bu gün aylar sonra ilk defa eve gelirken kendimi rahatlamış hissettim :) Mümkünse yarın ne olacağını düşünmeden uyumak ve yarın ne olduğuna bakmak niyetindeyim :) 

Bana şans dileyin. Sevgilerimle...


14 Haziran 2014 Cumartesi

Bu Günlerde..

Yoğun bir haftayı arkada bıraktıktan sonra, güzel anıları da cebime koymayı başardığım için kendimi tebrik ediyorum bu günlerde :) 

Hayatımda bana sıkıntı yaşatan insanlarla ilgili, hayatın sillesini yediklerine dair aldığım havadisler neticesinde, ilahi adaletten ötürü Allah'a binlerce kez şükrediyorum yine bu günlerde :) 

Eski arkadaşlarımla görüşüp hasret giderdim bu hafta. Başarılarından ötürü gurur duydum, yaşantılarından ötürü mutlu oldum. Niyetler iyi olunca yuvalar şen olurmuş sözünün gerçekliğini ispatladıkları için geleceğe biraz daha güzel enerjiler ile bakmama neden oldukları için minnettarım her birine :) 

Metro, otobüs ve metrobüsle aşk yaşadım ve oturacak yer bulunca yumruğumu havaya kaldırıp yihuuuu diye bağırmamak için zor tuttum şanslı olduğum günlerde :) 

Kol çantamın ağırlığından mütevellit sürekli çıkan omzuma acıyıp, çekçekli minik bir valiz alsam da, bütün defterlerimi, bilgisayarımı, şarj aleti gibi yanımda bulundurmam gereken ıvır zıvırları  onda taşısam diye hayaller kurup, "kendine araba alsan daha iyi olur sanki" diye yüzüme tokat gibi çarpan bir düşünceyle halime acıdım : / 

İşten eve gelince günün nasıl geçti diye soran anne ve babama "uykum var" deyip odama kaçamadığım için günü özetleyip, "hadi gel de bir çay içelim" dediklerinde boynumu büküp "ama uykum var" diye fısıldarken kendimi yere atıp, uyuma hayalleri kurdum yine bu günlerde. 

"Hayat paylaşınca güzel" sözünü literatüre kazandıran kişiye; toplu taşıma araçlarında çalışmayan klima eşliğinde, roll on ve deodorantı keşfedememiş tıka basa bir yolcu kitlesiyle, nice paylaşımlar dolu yolculuklar diledim yine bu günlerde :)

İşten eve gelince yüzümdeki ifade ile yazıma son veriyorum. Köpek seven ben kedi caps trendine uyarak sevgiler gönderiyorum :) 

   


9 Haziran 2014 Pazartesi

Ruh Halim


Bu gün hissetiğim ruh halini Zeki Alasya'nın bakışlarıyla ifade etmek yerinde olacak :) İşten eve gelince ben. Hatta yarın işe gidince ne yapacağım diye düşünen ben de Metin Akpınar'ın bakışlarında gizli. Kelimelere döksem bu kadar başarılı bir anlatım yapamazdım :)

Herkese kazandığı parayı keyifle yediren, keyifle ertesi güne başlamaya sebep olacak kazanç kapıları dilerim. Sevgiler benden efendim :)

13 Mayıs 2014 Salı

Patron Sorunsalı - Pinti Kral Vol:2

Selam olsun patronuna her uyandığında "benden beter olasın" diyerek içinden güne başlayanlara :)) Benim patronumun pinti oluşundan bahsetmiştim sizlere. Hala geçen hafta boyunca yaptığım seyahatlerin parasını nasıl başarsam da alsam diye planlar kurarken, bir de öğrendim ki bizim akıllı bıdık bir sürü insana çeşitli vaatlerde bulunmuş. Adamlar beni arayıp "biz de sizinle yurt dışına gidiyormuşuz önümüzdeki ay" dediklerinde "ben de mi geliyor muşum?" dedim onların gidişi çok normalmiş gibi :)) Çünkü yurt içi iş gezileri bile benim için çok sarsıcı şu aralar yurt dışının üstesinden nasıl gelirim bilmem. Neyse aradım benim bay pinti kralımı meğerse adamlar yarın bir gün işine lazım olur diye "sizinle de bir yurt dışı yaparız diye ortaya bir laf attım adamlar da pek bir aç gözlü çıktılar" dedi :) Ben onun kesin tarih verdiğine adım gibi eminim aslında, çünkü öyle bir çene var ki adamda yalanı söylerken bile saat dakika bilgisi veriyor altında bir şey aramanıza fırsat kalmıyor. Neyse buradan bay BB. ye sesleniyorum, çekirge bir sıçrar, iki sıçrar..

21 Nisan 2014 Pazartesi

Patron Sorunsalı - Pinti Kral

Benim gibi yıllarca kendi işinizi yapıp sonra el kapısında çalışmaya başlayınca yeni işinizdeki bütün olumsuzluklar gözünüze dev bir denizanası gibi görünebilir :) 

Allah'a ne kötülük ettim kimin hakkına girdim bilmiyorum ama çok sevdiğim bir işim nefret ettiğim iş arkadaşlarım var. Aslında bu cümle pek çoğunuzun duymaya alışık olduğu bir cümle olsa gerek ama benim iş yerimde her kesin elinde bir kurşun kalem ve eski moda bir kalem açacağı. Kalemin ucunu sivrilten diğerinin gözüne sokmak için fırsat kolluyor. 

Bir patronum var devletlerden milletlerden ırak :) Her halde bir iki yıl daha burada çalışırsam ya açlıktan öleceğim ya da kendimi öldüreceğim o derece. 

Bir kere yalancı. İşe alırken söylediği sözlerin pembe hayaller olduğunu sadece bu sözler yerine getirilmediğinde değil, iş sözleşmesi öncesi firmaları ağına düşürüp sonra nanik yaparcasına "hadi canım bu şekilde iş mi olur, ben onu lafın gelişi söyledim" şeklindeki sözleriyle anlamış bulundum. Karşısındakini geri zekalı yerine koymaya çalışan köylü kurnazı bir amcacık. 

16 Nisan 2014 Çarşamba

Mezuniyet Sorunsalı

Lisedeyken, üniversite mucizevi bir yer gibi gelir kimilerine...Kimi evden kurtulmak için bir sığınak, kimi özgürlüğün dibine vurmak, kimi de alemlere akmak, kimisi büyük adam olmak umuduyla gider üniversiteye. Bir kısım insanlar da "benim çocuğum burayı kazandı, senin ki ne yaptı???" diyen komşu, eş, dost ve akrabaya hırslanıp bir şekilde düşer yollara:)

Üniversite nerede olursa olsun bambaşka bir dünyadır ve en kısıtlı imkanlara rağmen özgürlüktür hakikaten. Öğrencilik, pazarlık yapmayı, kimilerine otlakçılığı, kimilerine otlakçılardan korunmayı, kimilerine kazık atmayı, kimilerine her türlü dalavereye karşı direnci öğretir akademik eğitimin yanında.

Mezun olmadan hemen önce, bu ortamın bitmesinin yarattığı hüzün, para kazanacak olmanın getirdiği mutlulukla nötrlenir ve sudan çıkmış balık edası ile hoş bulduk hayat moduna geçiş başlar.